1. Ana Sayfa
  2. Bebek
  3. Anne ile Bebek Arasındaki Bağ

Anne ile Bebek Arasındaki Bağ

Anne İle Bebek Arasındaki Bağ

Anne ile bebek arasındaki bağ; bebek anne rahmine düştüğü andan itibaren başlamaktadır. Anne adayı; doğasında var olan annelik içgüdüleriyle bebeğine bağlanır. Bebek ise doğduğunda annesine karşı son derece güçlü duygular hissetmeye başlar. Her anne bebeğini severek, ona şefkat göstererek, onu koruyarak bu içgüdüsünü ortaya koyar. Bütün enerjisini ve zamanını bebeğine sarf eder. Bebek de hep annesinin yanında olmak ister. Bu kopmayan bağ kendiliğinden teşekkül eder.

Kadın, bebeğini içinde hissettiği ilk an ona karşı tarifsiz duygular hissetmeye başlamakta; hamilelik süresince sık sık karnına dokunarak, bebeğiyle konuşarak, onunla ilgili hayaller kurarak iletişimini canlı tutmaktadır. Bu soyut bağ; bebek doğduktan sonra daha da kuvvetlenmektedir.

Bebeğin de gözlerini ilk açtığı yer anne rahmidir. Bu karanlık ortamda güvenli hisseden bebek hamilelik boyunca annesinin sesini duyarak yavaş yavaş onu tanır. Doğduğunda ona hemen adapte olur, sesine zaten alışkındır. Annesinin kokusuyla huzur bulan bebek ona karşı hiç yabancılık çekmez. Doğar doğmaz ağlamaya başlasa da annesi onu kucağına aldığında hemen ağlamayı keser. İşte bu bir tesadüf değil; bilakis gebelikte meydana gelen anne ile bebek arasındaki Bağ ilişkisinin devamıdır.

Plasenta; anne ile bebek arasındaki somut bağı sağlayan, kan ve besin alışverişini gerçekleştiren yaşamsal bir organdır. Bebek; dışarıdan gelen sesleri de annenin iç organlarının çıkardığı sesleri ve hatta onun kalp atışını bile duyabilir.

Gebelikte oksitoson isimli bir hormon salgılanmaktadır ve bu, sevgi, coşku gibi hislerin yoğun olarak yaşanmasında etkilidir. Bebek doğduktan sonra da bu hisler kaybolmaz, aksine iyice güçlenir.

Anne ile bebek arasındaki Bağı Etkileyen Şeyler

Bazı anneler zorlu bir hamilelik dönemi geçirir. Doğumun ardından bebeğine bakacak ve onu koruyacak gücü kendinde bulamayabilir. Acı dolu bir hamilelik annenin yorgun düşmesine sebebiyet verir.

Kimi zaman da bebek bir sağlık problemi ile doğar. Bu durumda bebeğin hastalığıyla ilgilenmek, onun doğmasından kaynaklanan mutluluğa gölge düşürür ve onunla sağlıklı bir bağ kurulmasına engel olur.

Anne ile Bebek Arasındaki Bağ Nasıl Kuvvetlendirilir?

Bebeklerin görme ve duyma yetenekleri ilk 6 ayda çok gelişmiş değildir. Onun için bu süreçte koklama ve dokunma, onların anneleriyle bağ kurmasında çok önemli bir yere sahiptir. Doğumun ardından ilk 6 ay boyunca anne kucağında beslenmek anne ile bebek arasındaki bağ açısından mühim bir gerekliliktir.

Anne ile bebek arasındaki iletişim çok özeldir ve annenin bu konuda bilinçli olması gerekmektedir. Bağlanma, bebeğin günlük bakımı esnasında kendiliğinden meydana gelmektedir. Bebek huzursuz olduğunda, ağladığında annenin sağlıklı tepki vermesi lâzımdır. Örneğin onunla konuşmalı, kalp atışlarını hissettirmeli, göz ve ten teması kurmalı, onu sevmelidir. Bebeğin keyfi yerindeyse ona gülümsemeli ve mutluluğuna eşlik etmelidir. Bu faktörler; bebek ile anne arasındaki bağı güçlendiren şeylerin başında gelir.

Esasen; bebek ile anne arasında güçlü bir bağ meydana gelmesi için annenin pek çok kitap okuması veya kusursuz bir anne olması gerekmez. Sevgiyle, şefkatle yaklaşılması, bunun devamlı hâle getirilmesi sağlıklı bir bağ kurulabilmesi için kâfidir.

Fakat anne, bebeğiyle bu şekilde bağ kuramadığını düşünüyorsa paniğe kapılmamalı; ‘bebeğimi yeterince sevmiyor muyum?’ diye düşünmemeli ve kendini suçlu hissetmemelidir. Bebek ile anne arasında gerçekleşen bağlanma duygusu kişiye mahsus olup bazıları üzüntülerini de sevinçlerini de abartılı bir şekilde yaşayabilmekte; bazılarıysa duygularını pek yansıtamamaktadır.

Bebek ile vakit geçirmek, emzirmek, rutin bakımlarını yapmak onunla bağ kurmanın en etkili yollarıdır. Bununla birlikte annenin doğumdan sonra 3-4 ay geçmesine rağmen bebeğiyle normal bir bağ kuramaması durumunda bir psikologdan yardım alınmalıdır. Lohusa depresyonu olarak adlandırılan bu durumun aşılabilmesi için profesyonel yardıma ihtiyaç vardır. Aksi takdirde hem anne, hem de bebeği manevi yönden ciddi hasarlar alabilir.

Önerilen Yazı
En İyi Bebek Giyim Markaları

Anne-Bebek İletişiminde Emzirmenin Rolü

Emzirme; anne ile bebek arasındaki bağın sağlamlaşmasında hayati rol oynayan muazzam bir dönemdir. Anne sütünün bebek sağlığı için ne kadar önemli olduğu herkesin malumudur. Öte yandan emzirme; bebeğin anneye duyduğu güveni de en üst düzeye çıkarır. Emzirme sırasında gerçekleşen göz temasının ve ten temasının da bu konudaki payı büyüktür.

Annenin emzirirken devamlı bebeğine bakması bebeğe onunla ilgilendiğini hissettirecek ve onun anneye daha fazla bağlanmasını sağlayacaktır. Ten teması erişkinlerde de güveni temsil etmektedir. Tabii ki bebekler için de bu durum, güven kelimesinin tam karşılığıdır.

Anne İíle Bebek Arasındaki Bağı Güçlendiren Tavsiyeler

  • Anne, doğumun hemen ardından bebeğini kucağına almalıdır. Doğumdan sonra gerçekleşen ilk buluşma; anne ile bebek arasındaki duygusal bağın ilk adımıdır. Doktorlar da bu yüzden bebeğin kordonunu bile kesmeden önce onu anne kucağına vermektedir.
  • Bebeğin anneye bağlanması ve onunla bütünleşmesi ten temasıyla mümkündür. Bebekle mümkün olduğu kadar sık ten temasında bulunmak gerekir.
  • Emzirme yalnızca bebeğin fiziksel ihtiyacı olmaktan ibaret değildir. Bebeğin ihtiyaç duyduğu sevgi ve ilgi emzirme döneminde sağlanır. Bundan dolayı anne fırsat buldukça bebeğini emzirmeli; bu sırada göz ve ten teması kurmayı unutmamalıdır.
  • Bebek ağladığı zaman onu kucağa alarak sakinleştirmek sevgi bağını kuvvetlendirir, güvenini artırır.
  • Kanguru taşıma yöntemi de bebek ile anne arasındaki duygusal bağın perçinlenmesinde etkilidir.
  • Bebeğinizi beslerken televizyonu kapatmanız, sadece ona odaklanmanız aranızdaki bağın gelişmesine büyük katkıda bulunacaktır.
  • Bebeğinizle aynı ortamda, nefes alıp vermesini dinleyerek uyumanız; onunla fotoğraf çekmeniz, vücuduna bebek losyonuyla masaj yapmanız, sarılıp kalp atışlarını dinlemeniz ve kokusunu içine çekmeniz, başını okşamanız, hatta ayaklarını gıdıklamanız bile onunla aranızdaki bağı olumlu etkileyecektir.
  • Onu öpmekten, onunla konuşmaktan, anlamasa bile ona dünyayı, hayallerinizi, arkadaşlarınızı, kısaca her şeyi anlatmaktan hiç bıkmamalısınız.
  • Ninnilerin yanı sıra ona şarkı söyleyebilirsiniz, masal veya roman okuyabilirsiniz.
  • Onu yıkarken göz göze vakit geçirmeyi, onunla konuşmayı ve banyo oyuncakları kullanarak onu eğlendirmeyi ihmal etmemelisiniz.
  • Bebeğinizle konuşurken yumuşak bir ses tonu kullanmalı; gülümsemeli ve mimiklerinize dikkat etmelisiniz.
  • Onun duyularını harekete geçirecek şeyler yapmalı, onunla oyunlar oynamalı, çıkardığı komik ve tatlı sesleri siz de taklit etmelisiniz.
  • Her anne bebeğiyle devamlı ilgilenir ve onun için sevdiği şeylerden bile uzak durur. Bu fedâkarlıkları isteyerek yapar fakat bunun bebek ile anne arasındaki bağı olumsuz etkileme ihtimali vardır. Annelerin kızgın ve mutsuz olması, bebeklerine de yansıyacaktır. Onun için her anne kendine de vakit ayırmalı, zevk aldığı şeyleri yaparak enerji depolamalıdır. Onların mutlu olması bebeklerini de aynı ölçüde sevindirecek, böylece aralarındaki bağ hiç zarar görmeyecektir.

Anne İle Bebek Arasındaki Duygusal Bağın Faydaları

Annesiyle arasında sağlıklı bir iletişim olan bebekler;

  • İleriki yaşamında diğer insanlarla sağlıklı ilişki kurabilir. İçine kapanık, çekingen bir insan olmaz.
  • Zor durumların üstesinden gelmeyi öğrenir.
  • Bu durum bebeğin dil gelişimini destekler.
  • Özgüveni oluşur.
  • Problem çözme yeteneği kazanır.
  • İyimser bir karaktere sahip olur.
Diğer Yazılarımıza da Göz Atın
Yorum Yap

Yorum Yap