Lohusa Depresyonu Nedir ?

Lohusa depresyonu genel anlamda hormonel değişimlere bağlı olarak yaşanan üzgünlük, kaygı, endişe, telaş ve paniktir. Östrojen ve prostegro hormonlarının bir anda değişime uğraması depresyon sürecini tetikleyebilir.

Çocuk genelde heyecan ile beklenir ve güzel hayaller kurulur ancak çocuğun doğumundan itibaren zorlu geceler ve gelecek kaygıları başlar. Bu durum ilk bir ay boyunca normal olarak kabul edilebilir ancak bir ayı aşan durumlarda kişinin yaşam kalitesini etkileyen psikolojik bir rahatsızlığa dönüşebilir. Bu depresyon ağır seyrederse iki yıla kadar etkisini gösterebilir. Doktorlar, yeni doğum yapan annelerin yüzde 60’ının lohusa depresyonuna yakalandığını belirtiyor.

Lohusa depresyonu, ikinci veya üçüncü doğumlarda da yaşanabileceği gibi bu depresyonun doğumdan 1 yıl sonra dahi kendini gösterebileceği görülmüştür.

Lohusa Depresyonunun Sebepleri Nedir?

Lohusa depresyonu sık olarak “annelik hüznü” veya diğer adıyla “lohusa üzüntüsü” olarak bilinen durumla karıştırılır. Annelik hüznünde belirti ve semptomlar daha hafif seyreder. Lohusa depresyonu daha ağır seyreden, sonucu psikoz veya halüsinasyona kadar uzanabilen oldukça ciddi bir durumdur.

Hormonâl değişimlere ek olarak, uykusuzluk, geçmişten gelen depresif duygu hâli, sağlık problemleri, ailedeki kopukluklar, emzirme problemleri, maddi sıkıntılar veya diğer süregelen psikolojik bozukluklar da lohusa depresyonunu tetikleyen önemli faktörlerdendir. Nadir de olsa genetik sebeplerden dolayı lohusa depresyonu yaşandığı görülmüştür.

Lohusa Depresyonunun Belirtileri Nedir ?

Lohusa depresyonunda belirti olarak; depresiflik, hızlı değişen duygu durumları, sebepsiz ağlamalar, bebekle yalnız kalmaktan kaçınma, iştahsızlık ya da aşırı yeme, unutkanlık, bebeğe zarar gelme endişesi, kronik yorgunluk, asabiyet, gerginlik, değersiz hissetme, günlük rutin işlerde yavaşlama, yavaş düşünme ve konuşma, sosyal fobi, ajitasyon, odaklanmada güçlük, panik hâli olarak örnek verilebilir.

Lohusa Depresyonu Nasıl Atlatılır ?

Lohusa depresyonunun atlatılmasında en büyük faktör aile desteğidir. Gerek fiziki, gerek psikolojik olarak anneye destek olunmalıdır. Annenin yeni yaşamına alışması için ona zaman tanımalı, bol bol dinlenmesine izin verilmeli ve stres ortamına mâhâl verilmemelidir. Bu tarz durumlarda daha önce lohusa depresyonu yaşamış bir bireyin yeni anneyle vakit geçirmesi olumlu bir etki yaratabilir.

Lohusa üzüntüsünün lohusa depresyonuna dönüşmesi durumunda mutlaka psikolojik destek alınmalıdır. Psikolojik danışmanlık veya psikoterapilere katılmak olumlu etki yaratabilir. Duruma göre lohusalar antidepresanlara yönlendirilebilir. Antidepresanlar annenin bebeğini emzirmesine engel olmaz.

Lohusa depresyonuna yakalanan annelerin spor yapması bu süreci atlatmalarında onlara yardımcı olabilir. Annenin kendine zaman ayırması, onun yükünün paylaşılması, iyi hissettirecek aktiviteler yapılması anne için olumlu etkiler yaratır. Bu durumun geçeceği konusunda telkin edilmeli, sık sık onun ne kadar sevildiğini ifade edilmelidir. Anne mutlaka yeteri kadar uykuyu almalıdır. Ev işleri paylaşılmalıdır. Zaman zaman anneye masaj yapılabilir. Her fırsatta, annenin ne kadar büyük bir iş başardığını ve ne kadar kutsal bir makamda bulunduğu ona hatırlatılmalıdır. Sık sık anneye sarılarak psikolojik destek verilebilir.

Faydalı Olabilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir